
Joe Petrus’un hayatı, sanki her şeyin şiir gibi aktığı bir masalı andırıyor. Nişanlısı Jules ile birlikte, çocukları Frankie ve Bud’a sevgi dolu bir baba olmak için elinden geleni yaparken, kendi işini kurma hayalleri peşinde koşmakta. Sakin bir banliyö kasabasında geçirdiği hayat, huzur veriyor gibi görünse de, bu huzurun ardında karanlık bir geçmiş gizleniyor. Üç yıl önce, Dianne Harewood’ın tehlikeli dünyası ile tanışmış ve onu dolandırıcılığın tuzağına düşürmüş. Şimdi ise, birer birer eski suç ortaklarının ortadan kaybolması, onu tehlikenin eşiğine itiyor. Joe, Dianne’nin geçmişte yapmaya çalıştığı her şeyi hatırlayarak, ailesini korumak için ne yapması gerektiğini sorguluyor. Bu noktada kaçış yok, Londra’ya geri dönmek ve Dianne’in peşine düşmek zorunda. Karşısında gizemli bir geçmiş var ve korkusuzca yüzleşmek için hazır olmalıdır.